Archive for the ‘Hatıralar’ Category

Biraz Nostalji Biraz da Artvin Cağ Döner

Haziran 21, 2010 - 1:32 pm 4 Comments

Cuma günü eşim, oğlum ve ben, benim doğduğum yere Gemlik’e gittik.  Gemlik, nüfüsu çok kalabalık olmayan küçük, şirin ve yazlık bir ilçe. Anneciğimin evini yoklamaya hem de bir günlük bile olsa tatil yapmaya gittik.  Ne iyi yapmışız. Yıllar (17 yıl) sonra oraları gezmek bana hem dokundu hem de mutlu etti.

Babam emekli olduktan sonra Çorum’un Alaca ilçesine yerleştik. Babam o zamanlar bütün akrabalar orada diye bizi de alıp Alaca’da yeni bir düzen kurmuş. Hatırlıyorum zor olmuştu alışmamız… Evi Alaca’ya taşırken arabada, babama; orada deniz var mı diye sormuştum. O da gülerek; yok kızım orada deniz yok ama akrabalarıızın çoğu orda demişti. Çok ağlamıştım, ben deniz olamayan bir yere gitmem diye:) Sevemeyeceğimi düşünüyordum, velhasıl öyle de oldu. Sevemedim hiç, sadece sevdiğim insanlar orada diye mutlu oldum. Taşındıktan birkaç sene sonra babacığım vefat etti. Daha 47 yaşındaydı… Her ölüm erkendir ama babamın ki sanki çok daha erkendi…

Sonrasında annemin, babamı kaybetmenin üzüntüsüyle geçirdiği depresyon. Uzun yıllar süren ilaç tedavileri ve bol bol sıkıntı… Yaradandan geldi deyip hep sabrettik. Ama annem son birkaç yıldır çok daha iyi. Kendini epey toparladı. Biz bu haline bile şükrediyoruz en azından başımızda, başımız sıkıştığında herkesin ilk annesine koştuğu gibi biz de ona koşuyoruz. Canım benim… İyiki varsın, iyiki yanımızdasın…

 

Neyse efendim ben uzun zaman yazmıyorum ama bir de yazmaya başlayınca böyle çenem düşüyor. Hımmm ben Gemlik diyordum dimi:) Dostlar oraya yolunuz düşerse Artvin Cağ Döner yemezseniz çok büyük bir nimeti kaçırırsınız. Etten az buçuk anlarım ve her eti yiyemem. Bu döner için etler hayvanın en lezzetli yerlerinden seçiliyormuş. Muhteşem birşey. Yediğimiz lokanta küçük bir esnaf lokantası ama geleni gideni hiç eksik olmuyor. Döneri küçük güveç tabaklarında servis ediyorlar. Yanına da salata ve buz gibi ayran. Tek eksi yanı ayranları keşke yayık ayranı olsa. Öylesi daha bir makbul olmazmıydı? Ama yemeğe başlayınca ayran, salata falan düşünecek haliniz de kalmıyor:) Ben yukarıdaki yemeği yedikten sonra düşündüm bu ayrıntıyı:)))

İlçenin öğretmen evinde kaldık.  Yeni restore edilmiş, boya kokusu  bile hala içinde olan tertemiz bir mekan.  Denize sıfır bir manzara ve bu manzara eşliğinde yediğimiz harika bir akşam yemeği ve kahvaltı. Yemeğin fotoğrafları yok ama kahvaltı tabağımı çektim. Yemek söz konusu olunca gözüm dönüyor, fotoğraf çekmeyi unutuyorum:))

Gün içerisinde annemin evini dolaşıp camlara kiralık yazıları astık, birkaç ufak tefek iş hallettik. Aşırı sıcaktan bayılma noktasına gelen bünyelerimizi buz gibi soğuk sularla ayılttık:) Ama yine de nefis bir gün geçirdiğimize karar verdik ve en kısa zamanda yeniden gelmenin planlarını daha oradayken yaptık…

İşte bu kadar. Uzun bir yazı oldu ama nasıl bağlayacağımı bilemedim affınıza sığınarak Canan kaçar diyorum ve hepinizi çok seviyorum…

Karaca Marifetli Set Etkinliği

Şubat 11, 2010 - 5:20 pm 4 Comments

Bundan iki hafta önce Mutfak Sanatları Akademisi‘ne davetliydik. Karaca‘nın yeni tasarımı Marifetli Set’i  gördük, denedik ve çooook beğendik. Bu ürün yemeklerimizi yaparken ve yemek sonrası bulaşık yıkarken çok yardımcı olacak. Yemek yaparken, reklamlarda da söz edildiği üzere 25 dk da 4 çeşit  yemeği aynı anda pişirebiliyorsunuz. Yemek sonrasında da tencereleri şöyle bir sudan geçirdikten sonra hoooop bulaşık makinasına atıyossunuz. İşte bu kadar kolay.

Veee düdüklü tencere kullanmaktan ürken varsa size müjdeeee! Marifetli setin düdüklü tenceresini kullanmak çok kolay.  Tencerenin üzerindeki 2 düğmeyle bu işi hallediyorsunuz.

Mekandan tasarrufu da söylemeden geçemeyeceğim. Üst üste geçen 3 tencere sayesinde 1 tencerelik yer kaplıyor. Bu da mutfağı küçük olanlar için çok büyük avantaj.

  

O pazar o kadar keyifli vakit geçirdim ki tadı damağımda kaldı:)  Müge Abla ve dahilindeki bütün blogcu arkadaşlarla inanılmaz eğlendik.

 

Yukarıda gördüğünüz mekan bizlerin yemeklerini hazırlayıp sonrasında afiyetle midelere indirdiğimiz yer.

Veeeee huzurlarınızda milli aşçımız Serkan Bozkurt. Yanındaki ben ve eşim. Kendisi dünya çapında bir aşçı. Birçok altın, gümüş ve bronz madalyası olan aslan parçası:)

Çok güler yüzlü ve samimi.

Beklenen an işte bu! Karşınızdaki bebek Marifetli Set olup büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öper:) Üst üste geçmiş 3 tencere ve 1 de düdüklü. Tasarıma hayran kalmamak mümkün değil. Kapaklar diğer tencerelerle de uyumlu. Ayrıca fritöz olarakta kullanılıyor. Çok fonksiyonlu bir ürün. Tereddüt edenlar varsa pişman olamayacağınıza garanti verebilirim.

3′lü setin en altında pişen kış çorbamız. Çok lezzetli olmuştu. Sık sık yapılası olanlardan.

Benim ayıla bayıla yediğim cacıklı makarna. Bu makarna çorba tenceresiniz üzerine geçen delikli tencerede, çorbanın suyuyla pişti. Ekstra lezzet ve şifa.

 

Bu mantarlar da en üstte sadece buharla pişti. İçinde tavuk, kırmızı biber ve baharatlar var. Üstünde de rende kaşar.

Son olarak da düdüklü tencerede 25 dk da pişip, lokum gibi olan türlümüz. Nefis birşeydi.

Bu organizasyona bizi davet eden Müge Abla.  O kadar tatlı bir hatun ki hepimizle tek tek ilgilendi. Gözlerinin içi gülüyor. Onu gerçekten çok seviyorum. Bekarken çok sık görüştüğümüz ve gönülden sevdiğim bir Firdevs Abla’m vardı.  Ama araya mesafeler girince eskisi kadar görüşemez olduk. İşte Müge Ablayı ona çok benzetiyorum. Yüz olarak neredeyse aynılar. Onunla konuşurken özlem gideriyorum.

Tekrar herşey için çooook teşekkür ederim.

Müge Abla’nın elleriyle hazırladığı vişneli pasta.  Bizim bey o kadar beğenmiş ki gelene kadar ondan pastanın ne kadar taze ve kremasının ne kadar lezzetli olduğunu dinledim. Ellerine sağlık Müge Hüner.

Sinangil Unları

Kasım 21, 2009 - 1:11 am 8 Comments

Unların fotolarını galiba en geç ben yayınlıyorum. Sinangil Unlarına çok teşekkür ederim. Bu unlara benden çok kayınvalidem sevindi. O herzaman Sinangil unlarını kullanır. Bense başka bir markayı tercih ederdim. Ama bu unlardan ekmek ve kek yaptım çok iyi sonuç aldım. Kalitesine deneyip bizzat şahit oldum.

Gelen koli neredeyse 1 aydır fotoğraflarının çekilip sitede yayınlanmasını bekliyor. Eee site sahibi benim gibi bir tembel olursa bu koli 1 ay bekler:)

Bu arada galiba H1N1 virüsü bizim aileyi de şöyle bir silkeledi:( Evet gerçekten… Eşim neredeyse 2 haftadır işe gidemiyordu. Ateş, yorgunluk, halsizlik ve artık dayanamayıp onu doktora götürecek kadar şiddetli eklem ağrıları… Doktor virüs için test istedi ve eşim Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Doğrudan test yapmıyorlarmış ilk önce muayene ettiler. Oradaki doktor büyük ihtimalle bu hastalığa yakalandığını ama atlattığını söyledi. Direç artırıcı ve soğuk algınlığı ilaçları verdi. Geçen Hansa nın sitesinde de yazdığım gibi insan başına gelmeyince anlamıyor. Hastalık size bu kadar yakın olunca ondan korkunuz da o denli azalıyor. Ama Allah’a çok şükür atlattı.

Eşime bu virüsün bulaştığını duyunca Canan evlere sığamadı doğal olarak. Çünkü benim ufaklık neredeyse 1 aydır aralıklarla hastalanıyor. Gerçi sürekli doktora götürüyoruz ama böyle bir durumla karşılaşınca insanda şok etkisi yapıyor.Neyse, Nafi’yi aldığımız gibi doktoruna götürdük. Doktorumuz da oğlumun bu virüsü almış olabileceğini söyledi. Tabi ben yüzüm kireç bir şekilde doktorun dediklerini dinledim. Allah razı olsun içimi çok rahatlattı. Bu virüsün normal grip salgınından bir farkı olmadığını, evde dinlenerek ve vitaminlerle bu rahatsızlığı atlatabileceğimizi söyledi. Tvde, gazetelerde verilen ölüm haberlerinin ne kadar insanları korkuttuğunu aslında normal grip vakalarından günde bilmem kaç kişinin hayatını kaybettiğinden bahsetti. Böyle bir haberle iç rahatlar mı? Benimki rahatladı vallahi. Bugün oğlum çok daha iyi. Ama yine de çok az yemek yiyor. Hatta hç yemiyor, sadece süt içiyor:(  Nasıl zayıfladı yavrum benim:( Onu n yemek yemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Vallahi yapmadığımız şaklabanlık kalmadı desem yeridir. 2 dakikada bir annecim acıktın mı diye soruyorum.  o da inatla hayıyyy! diyor.Eeee ne olacak çocuğun yiyeceği varsa da yemez. Ama annecim zamanında hep söylerdi sen anne olunca anlayacaksın da ben göremem derdi. Canım annecim ne doğru söylemişsin. Ama bu durumu Allah’a bin şükür sen de görüyorsun:) Küçükken ısrardan ben de hiç hoşlanmazmışım:)

Neyse, Teyzeleri, oğluma due edin de bir an önce iyileşsin…

Fethi Paşa Korusu

Kasım 14, 2009 - 1:22 am 6 Comments

 

Bundan 15-20 gün önce havaların güzel olduğu bir haftasonu eşim, oğlum ve ben Fethi Paşa Korusu’na gitmiştik. Çok güzel bir mekan. Yeşilliklerle bezeli. Tabi birazcık yer bulma problemi yaşayabilirsiniz. Hava güzel olduğu zaman insanlar oraya akın ediyorlar.

Koru’nun işletmesi belediyeye ait. Bunu söylememin nedeni canınız birşey istiyorsa çekinmeden ( fiyat konusunda ) alıp yiyebilirsiniz. Mesela biz 1 kumpir+ patates kızartması+ et döner+ ayran+ meyve suyu+ 4 çay ve 2 tane suya sadece18 TL ödedik.

Karşıda oturmamıza rağmen sırf Fethi Paşa Korusu’na gitmek için her hafta sonu yola çıkabilirim.

Bebeğim 1 Yaşında

Kasım 9, 2009 - 5:38 pm 7 Comments

 

Yine böcüğü boşladım. Ama yazamamamın bu sefer ciddi sebepleri var. Ailecek gribiz. Daha doğrusu ilk ben hastalandım ardından oğlum, görümcemin kızı, görümcem ve onun eşi. Son olarakta bizim bey:( Resmen hastalıktan kırılıyoruz. Biz büyükler yine az çok idare ediyoruz ama çocukların dayanması daha zor oluyor.

Birde ortalık domuz gribi kaynıyor. En ufak bir ateşlenmede telaşlanıyoruz. Geçen gece 1 de Nafi’yi Cerrahpaşa’ya götürdük. İçeri girdim ve şok oldum. Acilin kapsının önü tıklım tıklım. Herkesin ağzında maske. Korkudan çocuğu içeri sokmadan geri eve getirdik. O gece sabaha kadar uyumadı. Ateşler içinde yandı . Gerçi şimdi de pek farklı değil ama  ilaçlarını düzenli verip hastalığının geçmesini ümit ediyorum.

Kaç gündür hastalıkla uğraşmaktan siteme bakamadım. Benim güzel böcüğüm 1 yaşına gelmişşş:) Amanında amanın büyüyo mu ne:)

Zat- i alileriyle bir bebek hassasiyetinde ilgilenmek gerekiyor. Annesi olarak ben, elimden geldiğince çaba sarfediyorum ama bazı geçiş dönemlerinde ihmale uğradığı doğrudur. 

Bundan bir yıl evvel size ilk selamımı vermiştim. İyiki de vermişim. Hayatımda siz blogcu arkadaşlarım ve okurlarımın ciddi bir yeri var. Hepinizi kendi ailemden biriymiş gibi seviyorum.  Ne kadar abartıyor demeyin gerçekten öyle. Kalp kalbe karşıdır derler ya sizin de beni sevdiğinizi biliyorum ve bununla çok mutlu oluyorum.

Bu site bana çok şey kattı. En başta bir sürü tabağım çanağım oldu:) Sanki hiç yoktu:)

Güzel ve samimi arkadaşlarım oldu. Envai çeşit yemek , pasta, kurabiye, tatlı öğrendim. Hala da öğrenmeye devam ediyorum.

Böcükle uğraşmak biraz da terapi gibi geliyor.  Dünyanın sıkıntılarından sıyrılıp bir müddet rahatlıyorum. O da bana çok iyi geliyor. Aslında daha birçok şey sayabilirim. Fakat ocakta ıhlamurum var. Oğluma ve eşime birer fincan içirceğim şifa niytine. İnşallah bir an önce iyileşirler. Dualarınızı rica ediyorum.

Hepinizi çok seviyorum.

Nazlı bebeğim bidenecik böcüğüm iyiki varsın…

Veee Tamek Yemek Yarışması Sonlandı

Ekim 20, 2009 - 4:33 pm 6 Comments

Yarışamyla ilgili söyleyebileceğim çok fazla şey yok. Final beklediğimden çok farklı oldu. 4. oldum. Ama size şu kadarını söylemek istiyorum. Ben yemeğimden emindim yani lezzeti ve sunumu konusunda. Ama napalım nasip değilmiş. Finaldeki bütün arkadaşları tebrik ediyorum.

Aslında özellikle tebrik etmem gereken birileri daha var ama başka türlü tebrik! Şimdi hak hukuk mevzularına  girmek vardı ya! Hiç girmeyeyim yoksa sinirlerim tavan yapıyor. Vesselam önemli olan yarışmaya katılmaktı deyip burada nokta koyayım:)

Hoşçakalın

Ariel Davetiye …..

Ekim 15, 2009 - 3:41 pm 2 Comments

 

Ramazan’da Ariel’den bir hediye paketi aldım.Bu paketten Ariel leke çıkarıcı  ve Köşebaşı Restaurant için iki kişilik bir davetiye çıktı. Hoş bir sürpriz oldu.

Eşim, ben ve oğlum Köşebaşı Reina’da güzel bir iftar yaptık. Teşekkürler Ariel…

Restaurantın tek eksi yanı içecekleri içki bardaklarında sunmalarıydı. Onun dışında manzara, servis  ve menü çok güzeldi. Tabi bu bardak olayına çok daha dikkat etmeliler, en azından Ramazan’da!

Tamek ilk on

Ekim 6, 2009 - 4:57 pm 8 Comments

Tamek yemek yarışmasında ilk önce ilk ona daha sonra ilk beşe kaldım. Bu şirin malzemeler de bize yollanan hediyeler. Cuma Günü İstanbul Culinary Institute’de finale kalanlar yemeklerini yapıp hediyelerini alacak. Bakalım istediğimize ulaşabilecek miyiz?

Canııııım dostlar. Tekrar tekrar teşekkürler. Oylarınızla beni desteklediniz. Hepinizi seviyorum.

Bu arada geçen yazdığım yazıda bana destek olan arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Güzel arkadaşım Hansa, Hanife ve  Aslı Allah sizden razı olsun…

Braun Multiquick Professional Tanıtımı

Ağustos 28, 2009 - 5:15 pm 3 Comments

 

Geçen Perşembe Gülhan Kara’dan bir davet maili geldi. Braun’un piyasaya yeni çıkardığı bir ürünün tanıtımını yapacaklarmış. Birkaç blogcu arkadaşla toplanıp hem tanıtım yapılacak ürünü deneyeceğimizi hem de beraber güzel bir akşam yemeği yiyeceğimizi söyledi. Davetine severek icabet ettim. Gittiğimde arkadaşlar çoktan gelmişlerdi. Aralarında tanıdığım Devletşah, Hünerli Bayanlar  ve Kakao Bulutları vardı. Hepsi çok şeker insanlar.  Bilhassa Müge Abla’ya bayıldım. Çok cana yakın.

Tanıtımı yapılan ürün blendır, rondo ve çırpıcıdan oluşuyor. Çok güçlü bir alet. 600W.  Hem şık bir görünüme sahip hem de çok fonksiyonlu. Turbo ayar sistemi mevcut. 15 hız kademesi var. Güzel işler çıkaracağından eminim.

 

Yemeğimizi kendimiz pişirdik. Menümüzde;

  • Domates soslu, fesleğenli köfte
  • Salata
  • Şeftalili krep süzet vardı.

 Eti rondoda kıyma yaptık. Salatayı istediğimiz incelikte doğradık ve çırpıcıyla çok ama çok lezzetli bir krep yaptık.

Güzel bir akşam oldu. Hep beraber resim çekindik. Çıkarken Braun’un ürününü hepimize hediye ettiler. ( Bu çok hoş oldu:)) Bu tür etkinliklerde insan kendini mutlu hissediyor.

Bu arada ayrıntılarını sonra yazacağım ama haberiniz olsun. Ailemize minicik bir bebek katıldı. Eşimin kız kardeşi doğum yaptı. Çok şeker bir oğlumuz oldu.

TAMEK Yemek Yarışması

Ağustos 15, 2009 - 4:28 pm No Comments

 

 

Geçenlerde gelen bu koli beni pek mutlu etti. İçinde Tamek’ in birçok ürünü vardı. Birde şık davetiye. Tamek’in düzenlemiş olduğu ve artık geleneksel bir hale gelen yarışmaya davet edildim. Birçok blogda rastlamışsınızdır. Bu yarışmaya herkes katılabilir. Ayrıntılı bilgi için tamekmutfakkeyfi ’nden bilgi edinebilirsiniz. Desteklerinizi bekleyeceğim Dostlar.

 

Sevgiler