Archives

Ramazan Rahmet ve Bereket Ayı

 

iftar

Merhaba arkadaşlar,

Mübarek Ramazan ayı geldi de 8 günü geçti bile. Bütün müslüman aleminin Ramazan ayı kutlu olsun. Nasıl geçecek bu sıcaklarda nasıl susamadan duracağız, iftara ve sahura ne hazırlayacağız diye düşünürken, Rabbim serinliği de verdi, bolluğu da… Binlerce kez şükürler olsun iyiki müslüman olarak doğdum ve inşallah yine müslüman olarak vefat ederim. Amin…

Bu güzel ayda bol dua ve bol ibadetin yanında durumumuz el verdiğince iftara ve sahura misafir almak gerekiyor diye düşünüyorum. Çünkü kalabalık yapılan iftarda yediğiniz yemeğin ve hatta içtiğiniz suyun bile tadı bambaşka oluyor. Ayrıca hep beraber Ramazan coşkusunu yaşamak, aynı anda dualarla oruçları açmak ve sofradan elhamdülillahlarla kalkmak yine müminler için bulunmaz bir nimet. Tabi daha önce de belirttiğim gibi zorlanmadan (maddi ve manevi) verilen iftar yemeğinden bahsediyorum. Zaten amaç Allah için beraber olduğu için yenilen yemekler de az yapsanız bile muhakkak bereketli olur ve hatta artar:)

Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul buyursun ve bizi salih kullarından eylesin. Amin…

Soframızda;

Kimyonlu mercimek çorbası
Sigara böreği
Zeytinyağlı fasülye dizmesi
Yoğurtlu garnitür salatası, çoban salatası
Fırında patlıcan ve kabak kızartması (domates soslu)
Nohutlu pilav ve fırın poşetinde baharatlı tavuk but
Limonlu revani

Siron (Yalancı Siron)

siron

Bildiğim kadarıyla Gümüşhane taraflarına ait bir hamur işi. Gerçeğini hiç yemedim ama yalancısı gayet lezzetli. Gerçek sironda el açması yufka rulo yapılıp kesiliyor. Üzerine süzme yoğurt dökülüp fırınlanıyor. Son olarak da bol tereyağı ve pul biber. Benimki ise daha farklı.

Malzemeler

  • 3 tane yufka
  • 1 kase sıvıyağı ve su karışımı (yağ sudan fazla olacak)
  • 200 gr kıyma
  • 1 soğan
  • tuz, karabiber
  • 1 kase yoğurt
  • 1 diş sarımsak
  • Üzerine Tereyağında kızdırılmış pul biber

Yapılışı

  1. İlk olarak soğan incecik kıyılır, suyu sıkılıp kıymaya karıştırılır. Tuzu ve karabiberi eklenip kenara alınır.
  2. Yufkayı tezgaha serip üzerine yağlı su karışımından sürüp yufkayı büyük D şeklinde katlayın. Düz olan kısmına ince bir şerit şeklinde kıyma koyup sıkı olmayacak şekilde rulo yapın.
  3. İki parmak kalınlığında ufak ufak kesip tepsiye dizin. Diğer yufkalara da aynı işlemi uygulayın ve 150C fırında yaklaşık 1 saat kadar pişirin.
  4. Sarımsaklı yoğurt hazırlayıp sironun üzerine dökün. Son olarak da tereyağı ve pul biberi kızdırıp yoğurdun üzerine dökün ve afiyetle yiyin:)

Not: Sironunuz muhakkak sıcak olsun. Çabuk pişsin diye fırının derecesini yükseltmeyin, yoksa yufka kızardığı halde kıyma çiğ kalır.

Soğanlı, Maydanozlu Patates Kavurma

Patatesi sevmeyen yoktur herhalde. Bu lezzetli yiyeceğin herşeyini yapmak mümkün. Kızartma, kavurma, sulu yemek, oturtma, kebap, vs, … En sevilen halinin kızartma olduğu da bir gerçek. Kızartma her ne kadar güzel olsa da ızartmanın zararlarından dolayı çok sık yapmamaya çalışıyorum. Kavurmasına gelince hem pratik hem de nefis bir öğün. İster kahvaltıya, ister akşama. Ne zaman canınız istese yarım saatte hazır olabilecek bir yemek.

Malzemeler

  • 4 – 5 tane iri patates
  • 1 baş büyük ve kalın piyazlık doğranmış soğan
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 4 yemek kaşığı sıvıyağ
  • Bir tutam maydanoz
  • Tuz, karabiber

Yapılışı

  1. Patatesleri bol suda iyice yumuşayana kadar haşlayın. Suyunu süzüp Kabuklarını soyun ve sıcakken ezin.
  2. Kalın piyazlık doğranmış soğanları yağda kavurun. Rengi dönen soğanlara patatesleri ekleyip beş dakika kadar pişirin.
  3. İri kıyılmış maydanozu ve tuzunu ilave edip kapatın. Karabiberle servis yapın.

Sevgiler

Mantarlı Taşlık Kavurma

Sakatatlar pek çok kişi tarafından ıyyyy o yenir mi diye karşılık bulan görüntüsü sevimsiz, kesilen hayvanın kasları dışında yenilebilen organlarıdır. Aslında bu pek çok kişi pişen sakatatın tadına bile bakmamıştır. Mesela benim, beni kesseniz hayvanın dilini yemeyeceğim gibi:) Bu kategoriye taşlık girmiyor. Ben taşlık kavurmasına bayılırım. Biraç püf noktayla çok lezzetli taşlık pişlirebilirsiniz.

İlk püfümüz taşlığı iyice yıkayıp, süzdükten sonra üzerini geçecek kadar su koyduğumuz tencerede 5-10 dk taşlığı haşlayıp süzmek. Bu sayede kötü kokusundan ve büyüklerin sası dedikleri o pis suyundan kurtulmuş olacaksınız.

İkinci püfümüz uzun süre pişirmek. Taşlığın yapısı biraz farklı, kemiğin kıkırdağını andırıyor. Biraz sert olduğundan uzun süre pişmesi gerekiyor.

Malzemeler

  • 1 kg taşlık
  • 2 baş kuru soğan
  • 1 paket mantar
  • 3 tane yeşil biber (acıyla daha lezzetli oluyor)
  • Sıvıyağ
    • Tuz, karabiber
    • Yarım yemek kaşığı salça
    • 1 çay bardağı su (az gelirse ilave edilebilir
  • Yapılışı
    1. İlk püf noktasında belirttiğim gibi taşlıkları bol suda iyice yıkayıp küp küp doğrayın. Üzerini geçecek kadar su ekleyip 10 dakika haşlayıp süzün.
    2. Sıvıyağı tencereye alıp üzerine soğanları yemeklik doğrayın. Pembeleşmeye başlayınca salçayı ekleyip kavurun. Taşlıklarıda ilave edip 1 çay bardağı suyuda üzerine dökün. Bir saat kadar ocağın en kısık ayarında pişirin.
    3. Bir saat sonra mantarları ve yeşil biberi doğrayıp taşlıkla karıştırın. Mantarlar suyunu çekince tuzunu ve biberini atıp ocağı kapatın. (Mantarları ilave ettikten sonra tencerenin ya da tavanın kapağını kapatmayın. Kapaksız pişirin. Bu şekilde mantarlarınız çok fazla sulanmayacaktır.)

Akşam Yemeği ve Tavuk Külbastı

 

Geçenlerde bahsettiğim davet sofrası. Akşamında benim böğürtlenli pasta yaptığım. Bu şahane masanın sahibi Hatice Abla. Taslaklara bakacak olursanız davet masalarımın pek çoğu onundur. Sağolsun pek misafirperverdir, konuk ağırlamayı çok sever, yaptıklarıda evvelden yaptıklarının teminatıdır:) Yani eli lezzetlidir hatunumun.

 

 

Tavuk külbastı lezzetli bir yemek olmasının yanında oldukça pratik bir tarif. Sosunu hazırlayıp bir gece önceden sosta bekletince tavada alt üst birkaç dakika pişirmeyle hazırlanıyor.

Malzemeler

  • 15 parça inceltilmiş tavuk fileto (kişi başına göre kasabınıza tavuk göğsünü kestirip incelttirin)
  • Sıvyağ
  • Salça (1,5 tatlı kaşığı)
  • Kekik
  • Pul biber
  • Yoğurt ya da süt (yoğurt daha makbuldür)
  • Tuz

Yapılışı

  1. Sos malzemelerinin tam ölçüsünü veremiyorum çünkü göz kararı hazırlandı. Sosu için yoğurdu, yağı, salçayı ve baharatları karıştırıp tavukları bir kabın içinde bu sosa iyice bulayın. Kabın ağzını kapatıp dolaba kaldırın ve 1 gece dolapta bekletin.
  2. İyice kızdırlmış teflon tavada her parça tavuğu arkalı önlü kızartın. Yaklaşık 2 dakika yeterli olacaktır. Biz tavuklarımızı biraz yanık sevdiğimiz için ocakta fazla tuttuk. Siz isteğinize bağlı olarak az pişmişte yapabilirsiniz.

Tavuk külbastınız hazır. Herkese afiyet olsun.

Haydarpaşa-Kars Doğu Ekspresi+Doğuya Yolculuk

 

 Bundan tam 1 yıl önce hayatımda ilk defa uzun hatta upuzun bir tren yolculuğu yaptım. İstanbul’dan başlayıp Erzurum Horasan’a  uzanan bir yolculuk. Tam 2 gün sürdü. Muhteşem keyifli, maceraya açık bir yolculuk.

Kardeşim (Beyhan)in tayini Ağrı Doğubayazıt’a çıkınca eşim ben ve oğlum kardeşimi yerleştirmeye Ağrı’ya gittik. Bilenler bilir Doğubayazıt Türkiye’nin doğudaki son noktasıdır. Bu yolculuğu ilk önce uçakla yapmayı düşündük ama sonra eşim Haydarpaşa’dan Kars’a Doğu Ekspresi diye bir tren gidiyormuş. Bunu da bir düşünsek mi deyince hiç tren yolculuğu yapmayan ben büyük bir hevesle evet dedim. Gerçi bu yolculuğa ilk başta kardeşim biraz tereddüt etti ama sonunda o da istedi.

Eşim trende kuşetli vagon ayırttı. Bu şekilde ailelerin yolculuk yapması çok daha rahat. Küçük bir oda şeklinde olan bu vagon sadece size ait oluyor. Koltukları istediğiniz zaman yatak haline getirebiliyorsunuz.  Ayrıca trenin birde restoran kısmı var bu kısım çok temiz olmasa da çayınızı kahvenizi içip atıştırmak için ideal.  Tuvaletlerde fena sayılmazdı ama daha temiz olabilirdi:)

Biz sabah 7:00 da Haydarpaşa’dan trenimize bindik ve uzuuuun yolculuğumuza başladık. Sabah buz gibi olan havaya inat gayet neşeli başladı yolculuğumuz.  Bu arada aylardan Aralık yani kışın merhaba dediği ay:) Tren için evde hazırlıklar yapmıştım. Börekler, poğaçalar, sarmalar ve salatalık malzemeler. Şahane bir kahvaltı yaptık.  Restoranda çaylarımızı içtik. (dışarıdaki manzara eşliğinde yolculuk inanın çok zevkli)

Gece yarısı saat 12:30 – 01:00 civarı Yozgat Yerköy’de olduk. Annemler aslında Çorum’da oturuyorlar ama en yakın tren istasyonu Yerköy’de olduğundan kardeşimle orada buluştuk. Maaile kardeşimi yolcu etmeye gelmişlerdi. Annem, küçük kardeşim Derya, teyzemler, dayımlar,… Hepsiyle kısa bir kucaklaşmanın ardından Beyhan’ı da trene bindirip yolculuğumuza devam ettik. Beraber film izledik, yemek yedik, kahvaltı yaptık. İnanın bu kadar küçük bir odada böyle keyifli vakit geçireceğimi tahmin etmezdim. M. Nafi Yusuf’unda neşesi gayet yerindeydi. Teyzesiyle çok güzel eğlendiler. Gerçi yolculuğumuzun sonlarına doğru Nafi artık o trenden çıkamayacağımızı düşünüyordu ama çıktık Allah’a şükür:)

Yolculuğun en kötü kısmı kaloriferlerin Sivas’tan sonra çalışmamasıydı. Sabaha karşı titreyerek uyandım ve hemen oğlumu kontrol ettim zavallı küçüğüm buz tutmuştu resmen. Eşim yetkili birisiyle görüştü. Bizi yataklı vagona aldılar. O soğuktan sonra yataklı vagon kısmı dünyada kendimizi cennette hissettirdi:) Soğuktan kemiklerin donması böyle birşeymiş. Sıcakta yavaş yavaş çözüldüğümü hissettim:)

Veee ertesi gün akşam bizim için trende son nokta olan Erzurum Horasan’da indik. Ama Doğu Ekspresi Kars’a kadar olan yolculuğuna devam etti. Biz taksiye binip öğretmen evine gittik.  Bir gece orada konakladıktan sonra kahvaltımızı yapıp Ağrı Doğubayazıt otobüsüne bindik. Birkaç saat süren yolculuktan sonra Doğubayazıt’a vardık. Doğu ne de olsa buz gibidir düşüncesi vardı bizde ama Doğubayazıt beklediğimizin aksine iklim olarak Akdeniz iklimine daha yatkınmış.

Doğubayazıt’ta ilk önce bir otele yerleştik. Sonra gidip aşağıda fotoğraflarını gördüğünüz yemeklerden yedik. Tadı damağımda kalan saç tava müthiş lezzetliydi.

 

3,5 kişi olarak bu saç tavayı 2 dakika gibi bir sürede yedik.  Yazının başındaki salata ise bol nar ekşili ve limonluydu. Tadına bayıldık.

 

Rendelenmiş salatalık ve süzme yoğurttan yapılan cacık. Üzeri kırmızıbiber ve zeytinyağıyla süslenmiş. Yine çok lezzetliydi. Bu arada size benden tavsiye böyle küçük yerlere gittiğinizde muhakkak esnaf lokantalarına gidin. Emin olan en lezzetli yemekleri onlarda yiyeceksiniz:)

 

Bu yumruk büyüklüğündeki köftenin adı abdigör köfte. İlginç bir geçmişi var bu köftenin. Merak edenler verdiğim linke bir göz atmalı. Ben  ve Beyhan çok beğenmedik  ama eşim beğendi. Yörenin en meşhur yemeğiymiş.

 

 

İşte tava kebabı. 10 üzerinden 10 veririm bu yemeğe. Tek kelimeyle MUH-TE-ŞEM-Dİ!

Etli, bulgurlu yaprak sarma, sarımsaklı yoğurtla beraber servis ediliyor. Bu da güzeldi ama çok suluyduuuuu:(

 

Böyle şahane bir yere gidip zaman kısıtlılığından dolayı gezemedik. Aslında gezilecek İshak Paşa Sarayı, Dünyanın en büyük ikinci Meteor Çukuru ve daha bir çok yer vardı. İnşallah başka sefere bol bol gezeriz.  Benden şimdilik bu kadar, hepinizi seviyorum!

 

 

 

Arnavut Ciğeri

 

Bundan birkaç yazı evvel eşimin kızkardeşinin müthiş lezzetli arnavut ciğeri yaptığını söylemiştim. Sağolsun siteden bunları duyunca o akşam ciğer yaptı. Hem de ne ciğer. Ben bu zamana kadar bu nimeti böyle güzel yapan görmedim. İnsanın el farkı oluyor. Aynı ciğeri ben yapsam eminim onun ki kadar güzel yapamam. Neyse efenim ben size bu ciğerin yanında turşu ve sade pirinç pilavı tavsiye ediyorum.

Bu arada yeniden grip oldum. Vatana millete hayırlı olsun:( Yarabbi hastalıktan kurtulamıyoruz. Gerçi Allah’a çok şükür sadece gribiz. Yani inşallah öyleyizdir.

Malzemeler

  • 1 kg kuşbaşı doğranmış dana ciğeri
  • 1 su bardağı un
  • 4 tane patates
  • 5-6 tane sivri biber
  • 2 baş büyük soğan
  • Tuz, kırmızıbiber
  • Bol sıvıyağ

Yapılışı

  1. Mutfak tezgahının üzerine 3 kat gazete serin. Ciğeri gazetenin üzerine yayın. 1 su bardağı unu her tarafına serpip karıştırın.
  2. Kızartma tenceresine bol sıvıyağ dökün ve ciğeri 2 sefer de kızartın. 5-6 dakika da pişiyor.
  3. Patatesleri soyup minik küpler halinde doğrayıp kızartın. Biberi de küçük parçalara bölüp kızartın.
  4. 2 tane soğanı piyazlık doğrayıp ciğerin üzerine alın. Kızartmaları, tuzu ve kırmızıbiberi de ekleyip hepsini harmanlayın.
  5. Mümkün ollduğunca sıcak servis yapın.
  6. Tadına doyamayacağınıza eminim:)

Hatice Abla’nın Davet Masası

Eşimin kızkardeşinin yani görümcemin bizim için hazırladığı masa. Kendisi arkasından söylemek gibi olmasın pek maharetlidir. Gerçekten hızına yetişmek zordur. Akşam altıda işten çıktığı halde 2 saatte harika bir sofra kurabilir.  Hele birde, bir arnavut ciğeri yapar, parmaklarınızı da ciğerle beraber yiyebilirsiniz. Neyse ağzım sulandı. Bu işin sonu kötü kendimi tutmam lazım çünkü yarın diyete başlıyorum. Artık öğlene kadar mı sürer ya da akşam sofraya oturunca mı bozarım bilemiyorum ama niyet amelden önce gelir değil mi:) Neyse ben mamalarımıza geçeyim;

Menümüz;

  • Mercimek çorbası
  • Kızartmayla karışı bezelyeli et kavurma
  • Zeytinyağlı barbunya
  • Tavuk salatası
  • Kırmızıbiber turşusu
  • Turşu
  • Pilav

 

Tavuk salatası

Karışık kızartma

Veee muhteşem lezzetiyle kızartmayla karışık bezelyeli et kavurmaaaa.

Tuğçe’nin Sofrası

Eşimin arkadaşı Tuğçe’lerde iftar yemeği. Gülmeyin sakın! Kurban bayramı geldi sen hala ramazan sofralarını yayınlıyorsun dediğinizi duyar gibiyim. Ama napalım Ramazanda hiçbirşey yapasım yoktu ve bu güzel sofrayı yayınlamakta şimdiye kısmet oldu. Sofranın ciciliğinden de anlayacağınız gibi bu kız işi biliyor.

Sofradaki güllerin zarafetine bir bakın. Çok güzel düşünülmüş ince bir ayrıntı. Tabaktan çanaktan çok herzaman böyle ayrıntılar daha çok dikkat çeker. Düzenli, yemekteyiz masasını aratmayacak kadar şık:) Herşey çok güzeldi Tuğçe. Tekrar emeğine sağlık…

Menümüzde yok yoktu:)

  • Ezogelin çorba
  • İftariyelikler
  • Paçanga böreği
  • Fırın poşetinde kremalı, patatesli tavuk
  • Hünkarbeğendi
  • Kabaklı salata
  • Zeytinyağlı barbunya
  • Soslu kızartma
  • Mantarlı garnitürlü pilav
  • Kırmızıbiber salatası
  • Kaparili salata
  • Zerde

 

 

Harika bir kırmızıbiber salatası.  Maydanoz ve kırmızıbiberin romantik buluşması diyebiliriz.

 

Soslu kızartma.
.

Kaparili salata. Müthiş lezzetliydi. Salatnın özel bir sosu vardı. Tarifi alır almaz yaımlayacağım. Vazgeçilmezlerinizden olacak eminim…

Tuğçe’nin annesinin yaptığı reçeller. Aslında onlara sadece reçel dememek lazım. Bence birer sanat eseriydiler.

Kabak salatası

Zeytinyağlı barbunya

Kremalı ve patatesli tavuk. Fırın poşetinde lezzetinden hiçbirşey kaybetmeden misler gibi pişmiş. Tam ağzımıza göreydi. Anlayacağınız mideler bayram etti:)

İslim Kebabı

 

Tamek’in düzenlemş olduğu yemek yarışmasına İslim Kebabı ile katıldım. Oylarınızı rica ediyorum Dostlar! Yemeğimin linki http://www.tamekmutfakkeyfi.com/yemekyarismasi/detay.php?id=7129

Çok lezzetli bir yemek olmakla beraber iftar için iyi bir öneri.

Malzemeler

  • 5 tane uzun patlıcan
  • 1 su bardağı tamek domates suyu
  • 1 yemek kaşığı tamek salça
  • 5 tane domates
  • 5 tane biber
  • 500 gr dana kuşbaşı
  • 2 tane soğan
  • tuz, karabiber, kekik, dolmabaharatı
  • 2 su bardağı su
  • Patlıcanları kızartmak için sıvıyağ

Yapılışı

  1. Eti bir tavaya alıp kısık ateşte 2 saat pişirin. Ara ara yarım çay bardağı su ilave edin.
  2. Et iyice yumuşayınca 2 tane soğanı ince ince kıyıp içine atın. Soğanlarda ölünce etin altını kapatın. Tuz ve diğer baharatları da atıp karıştırın.
  3. Patlıcanları uzunlamasına çok ince olamayacak şekilde dilin. Biberleri üçe bölün. Domatesleri küçük küçük doğrayın ve hepsini kızgın yağda kızartın.
  4. Kızaran patlıcanlardan iki tanesini alıp artı şeklinde üst üste koyun. Ortasına 1 yemek kaşığı et koyup bohça şeklinde kapatın. Üzerine 1 tane bibe ve domates koyup kürdan saplayın. Bütün patlıcanlara aynı işlemi uygulayın.
  5. Patlıcanları tepsiye dizin. Sosu için salçayı, domates suyunu, tuzu  ve 2 su bardağı kaynar suyu karıştırıp patlıcanların üzerine dökün. ( Sos fazla gelirse yarısını ayırın)
  6. 210C fırında 15-20 dk pişirin.

Afiyet, bal şeker olsun:)