Binbir Organik

Bu yaz ayının başında bu siteyi internette birşey ararken buldum. Biraz araştırdım ve sitedeki ürünleri çok beğendim. Şayet aldığınız ürünlerin organik olmasını tercih ediyorsanız binbirorganik coma bir göz atmanızı öneririm. Ben bu konuda çok takıntısı olan bir tip değildim fakat bu siteden kuru domates, incir, pirinç gibi yiyeceklerden yeme imkanım oldu. Aradaki fark çok net ortadaydı. Kokusu, tadı kesinlikle bambaşka.

Sonra sitenin sahibesi Fatma Hanım’la mailleştik. Sağolsun çok ilgili bir bayan. Sorduğum sorulara içtenlikle cevap verdi. Ben de içim rahat olarak size bu siteyi tavsiye ediyorum. Hatta, olur da binbirorganik com dan alışveriş yapmak isterseniz mutfakbocugu nü referans göstererek % 10 indirimli alışveriş yapabilirsiniz.

Şimdilik hepinizi kucaklıyorum…

Kahveli Kremalı Kek

 Kahveli, kremalı, cevizli ve karamelli bir kek. Tarif Oktay Usta’dan.

Malzemeler

3 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
125 gr margarin
1 paket kabartma tozu
1 çorba kaşığı türk kahvesi
1 çorba kaşığı kakao
Aldığı kadar un

Kreması İçin

4 çorba kaşığı toz şeker
1 çorba kaşığı nişasta
1 çorba kaşığı pirinç unu
1 paket vanilya
2 su bardağı süt
1 çorba kaşığı un

Karameli İçin

1 çay bardağı toz şeker
Yarım çay bardağı su

Yapılışı

1- Karıştırma kabına yumurta ve toz şekeri koyup krema kıvamına gelene kadar çırpın.

2- Süt, kahve, kakao ve eritilmiş margarini de ekleyip tekrar çırpın. Son olarak unu 2 defa eleyip, kabartma tozuyla beraber kek hamuruna katın. Unu koyduktan sonra karıştırmak için mikser kullanmayın. Tahta bir kaşıkla unu kek hamuruna yedirin. Yağlanmış ve hafif un serpilmiş yuvarlak kek kalıbına karışımı boşaltın. Önceden ısıtılmış 170C fırında kürdan testini geçene kadar pişirin.

3- Kek piştikten sonra ılık hale gelmesini bekleyip kalıptan çıkarın.

4- Kreması için bütün krema malzemelerini küçük bir tencereye koyup orta harlı ateşte kaynayana kadar sürekli karıştırın. Kaynadıktan 2 dakika sonra altını kapatıp karıştırarak soğutun.

5- Karamel için şekeri ve suyu kısık eteşte sürekli karıştırarak eritin.  Şeker kahverengi bir renk alana kadar karıştırarak pişirin. İstenilen kıvama gelince ocaktan alın.

 Ocağı fazla açmayın. Yüksek ateşte şeker çabuk yanar ve karameliniz acı ve siyaha yakın bir renk alır.

6-  Kalıptan çıkardığınız kekin üzerine kremayı yayın ve tüm cevizle üzerini süsleyin. Son olarak karamelle zenginleştirip afiyetle yiyin.

Kek 1 gün bekleyince kesinlikle daha lezzetli oluyor. Benden söylemesi:) Birde kekinizi bir fanusa koymayı ihmal etmeyin yoksa hem çabuk bayatlar hem de sertleşir.

Dönmek Güzelmiş. Özlemişim…

Muhteşem bir şekilde dönüş yapsam ne güzel olurdu. Güzel fotoğraflarla karşılasam sizi pek möhkem olurdu. Ama malesef şimdilik resim koyamıyorum siteye. Emektar notebookum malesef bozuldu. Eşimin yoğun kurtarma çabalarına rağmen bizi terk etti.

 Sonracığıma Canon marka fotoğraf makinasını almış bulunmaktayım. Muhteşem bir alet. Makinayı alıp 2 gün hiç dokunamadım. Ne manyaklık ama! Sen alıcam diye yırt kendini sonra eline alama. Ama inanın bu bir şok evresiydi. Atlattım ve artık kendisiyle kanki konumundayız. Pek sevdik birbirimizi. Nasıl güzel nasıl güzel… Verdiğim linke hemencik bir tık ve siz de bir bakıverin. Canon EOS 500d. Kompakt makinalara karşı antisempati duyan ben dslr (objektifi çıkabilen) bir makinaya kavuşunca ayaklarım yerden kesildi.  Şimdilik aleti çözmek için netten biraz araştırma yapıyorum, inceliyorum ama bana yardımcı olacak ve bu makinaya ait bilgisi olan varsa size nayıırr diyemiyciiim:=)

Notebook elim ayağımmışda haberim yokmuş. Benim bey sağolsun hemen bir masaüstü bilgisayar kurdu eve. Deeee onun başına oturup yazı yazacak adam lazım:=(

Allah ın izniyle Bismillah deyip başlayalım. Her güne bir tarif ve her güne bir yazı diyelim.  Bu günü saymaca yok:=)

Fotoğraf eklemeyince de adamın okuyası gelmiyor demeyin yıkılırım valla:=)

Tatil Münasebetiyle Birazcık Yokum

Merhaba gönülleri güzel ve dost tanır takipçilerim,

Yine epeydir ortalarda yokum. Ama siz beni unutmayıp hep ziyaret etmişsiniz. Sağolun varolun.

Mailleriyle ve diğer tüm iletişim araçlarıyla halimi hatrımı soran, yokuğuma sitem eden, siteye daha çok yazı yazmam için kulaklarımı çekmek isteyen canlarıma çoook teşekkür ediyorum. Ama sizden birkaç güncük daha müsade istiyorum çünkü annemin yanına geldim. Ve bunun keyfini sonuna kadar sürmek istiyorum. Bilgisayara çok nadir giriyorum. Mümkün oldukça kardeşlerimle ve annemle vakit geçiriyorum.

Bu arada size anlatmak istediğim çok şey var. Hepsini ayrı ayrı yazacağım ama biraz çıtlatayım=) Suna DUMANKAYA ile muhteşem bir etkinlik gerçekleştirdik. Gerçi etkinliğe katılan arkadaşlar çoktan bu postu yayınladılar ama ben herzaman ki gibi assolist edasıyla sondan geliyorum=)

Bayramoğlu baklavalarından çok şeker bir davet geldi ama malesef tatilde olduğumdan katılamayacağım.

Aaaa birde muhteşem bir site keşfettim. Binbir organik. Bu site hakkında da ayrı bir post hazırlayıp sizi de bilgilendireceğim.

Ve Carte Dor Fabrika Gezisi’ne yine katılamadım. Aylin‘e de söylediğim gibi dondurmalı etkinlikler bana nasip olmuyor=( İnşallah bir dahaki sefere diyorum.

Şimdilik hepinizi kucaklıyorum,

Hoşçakalın.

İlk Doğum Günü Organizasyonum+Çok Mutluyum

 

Ta ta ta taaaam! İşte ilk doğum günü organizasyonum. Çok mutluyum çünkü herşey yolunda gitti ve hiiiç problem yaşamadım. Nisan pastasına bayıldı. Küçük Hanım’ın isteği doğrultusunda 4 tane Disney Prensesi pastanın üzerine ve  kenarına yerleşti. Nisan, prenseslerin çok ama çok süslü olmasını ve kesinlikle makyajlı olmalarını istedi. Ben de elimden geldiğince onun isteklerini yerine getirdim. Sonçta  çocukların pastayı gördükleri anda verdikleri tepkiyi görmenizi çok isterdim. Hepsi etrafına gelip figürleri ellemek istedi=) Maşallah hepsi birbirinden şeker.

Kreşin süslemesi de dahil ilk işimin içinden alnımın akıyla çıktım. Malesef süslemenin fotoğrafları yok. Ama bu süslemeye partinin yapılacağı salonun süslenmesi, tabağı, bardağı, çatalı, masa örtüsüne kadar herşey dahil. Masa örtüsünden tutun da bardağından çatalına kadar herşeyiyle bizzat ben ilgileniyorum.

Bol bol fotoğraf çektim ama pek becerememişim. Resimler çok net olmadı=(

Figürleri çalışırken çok eğlendim. Sabaha kadar çalıştım ama sonucun değdiğine inanıyorum. Malumunuz minik bir oğlum var ve onunla çalışmak iki kat daha zor ve yorucu.

Pastanın içeriği portakallı, çikolatalı pandispanya ve çikolatalı pastacı kremasından oluştu. Cupcakeler için yeni bir tarif denedim ve çok memnun kaldım. Browni gibi ıslak ıslak=) Tarifin aslı yemekbahane sitesinden alıntıdır.

 

Ve bunlar da cupcakeler. Arı ve uğur böceği temalı. Minikler bu figürlere bayılıyor.

Cupcakelerimi de özenle paketleyip, şeritlerle süsledim.

Son olarak da kurabiyeler. Eee nerde dediğinizi duyabiliyorum. Ama malesef onların fotoğrafını çekmeyi unuttum. Sepete koyup yola  çıkmaya hazırlanırken aklıma geldi ve ancak paketli halini çekebildim.

Kurabiyeler de pastayla uyumlu olarak prenses kıyafeti olarak yapıldı. Onlar da özenle ayrı ayrı paketlendi ve hep beraber kreşe doğru yol aldı.

Biraz Nostalji Biraz da Artvin Cağ Döner

 

Cuma günü eşim, oğlum ve ben, benim doğduğum yere Gemlik’e gittik.  Gemlik, nüfüsu çok kalabalık olmayan küçük, şirin ve yazlık bir ilçe. Anneciğimin evini yoklamaya hem de bir günlük bile olsa tatil yapmaya gittik.  Ne iyi yapmışız. Yıllar (17 yıl) sonra oraları gezmek bana hem dokundu hem de mutlu etti.

Babam emekli olduktan sonra Çorum’un Alaca ilçesine yerleştik. Babam o zamanlar bütün akrabalar orada diye bizi de alıp Alaca’da yeni bir düzen kurmuş. Hatırlıyorum zor olmuştu alışmamız… Evi Alaca’ya taşırken arabada, babama; orada deniz var mı diye sormuştum. O da gülerek; yok kızım orada deniz yok ama akrabalarıızın çoğu orda demişti. Çok ağlamıştım, ben deniz olamayan bir yere gitmem diye:) Sevemeyeceğimi düşünüyordum, velhasıl öyle de oldu. Sevemedim hiç, sadece sevdiğim insanlar orada diye mutlu oldum. Taşındıktan birkaç sene sonra babacığım vefat etti. Daha 47 yaşındaydı… Her ölüm erkendir ama babamın ki sanki çok daha erkendi…

Sonrasında annemin, babamı kaybetmenin üzüntüsüyle geçirdiği depresyon. Uzun yıllar süren ilaç tedavileri ve bol bol sıkıntı… Yaradandan geldi deyip hep sabrettik. Ama annem son birkaç yıldır çok daha iyi. Kendini epey toparladı. Biz bu haline bile şükrediyoruz en azından başımızda, başımız sıkıştığında herkesin ilk annesine koştuğu gibi biz de ona koşuyoruz. Canım benim… İyiki varsın, iyiki yanımızdasın…

 

Neyse efendim ben uzun zaman yazmıyorum ama bir de yazmaya başlayınca böyle çenem düşüyor. Hımmm ben Gemlik diyordum dimi:) Dostlar oraya yolunuz düşerse Artvin Cağ Döner yemezseniz çok büyük bir nimeti kaçırırsınız. Etten az buçuk anlarım ve her eti yiyemem. Bu döner için etler hayvanın en lezzetli yerlerinden seçiliyormuş. Muhteşem birşey. Yediğimiz lokanta küçük bir esnaf lokantası ama geleni gideni hiç eksik olmuyor. Döneri küçük güveç tabaklarında servis ediyorlar. Yanına da salata ve buz gibi ayran. Tek eksi yanı ayranları keşke yayık ayranı olsa. Öylesi daha bir makbul olmazmıydı? Ama yemeğe başlayınca ayran, salata falan düşünecek haliniz de kalmıyor:) Ben yukarıdaki yemeği yedikten sonra düşündüm bu ayrıntıyı:)))

İlçenin öğretmen evinde kaldık.  Yeni restore edilmiş, boya kokusu  bile hala içinde olan tertemiz bir mekan.  Denize sıfır bir manzara ve bu manzara eşliğinde yediğimiz harika bir akşam yemeği ve kahvaltı. Yemeğin fotoğrafları yok ama kahvaltı tabağımı çektim. Yemek söz konusu olunca gözüm dönüyor, fotoğraf çekmeyi unutuyorum:))

Gün içerisinde annemin evini dolaşıp camlara kiralık yazıları astık, birkaç ufak tefek iş hallettik. Aşırı sıcaktan bayılma noktasına gelen bünyelerimizi buz gibi soğuk sularla ayılttık:) Ama yine de nefis bir gün geçirdiğimize karar verdik ve en kısa zamanda yeniden gelmenin planlarını daha oradayken yaptık…

İşte bu kadar. Uzun bir yazı oldu ama nasıl bağlayacağımı bilemedim affınıza sığınarak Canan kaçar diyorum ve hepinizi çok seviyorum…

Güzel Haberler ve Fındıklı Kurabiye

Nereden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum…

Hayatımda güzel gelişmeler oluyor. Bir anda isteklerime kavuşuyorum. Mesela Canon‘uma kavuşmama az kaldı. Doğan’ı (kendileri eşim olur) razı ettim almaya. Canım benim karısını hiiiç üzmez.  Ama akıldan az noksa olan ben onu razı etmeye çalışırken şöyle bir gaflette bulundum;

– Hayatım bana o makineyi alırsan senden birkaç sene ne doğum günümde, ne yıl dönümünde ve ne kadar mühim gün varsa o günlerde hiçbirşey istemeyeceğim dedim.

Eee bizimki hemen atladı tabi;

– Hiç mi?

-Evet, hiç birşey. Nolurrr.

Tamam o zaman dedi ve dediğini yapıp anneler gününde hiçbirşey almadı. Canım benim canın sağolsun dedim ama bu süre beni çok zorlayacak:((

Neyse Allah’ın izniyle makineme kavuştuğum günleri de sizlerle paylaşırım artık.

Benim için esas güzel haber, bomba haber diyelim.

Bir kreşle anlaştım. Ve ben Mutfak Böcüğü olarak bu yerin doğum günü organizasyonlarını yapacağım.Büyük çaplı bir iş ve benim bu ayın sonunda hazırlamam gereken ilk doğum günü organizasyonum var. Heyecan ve mutluluk had safhada. Güzel desteklerinizi bekliyorum. Bu organizasyona pasta, süsleme, davetiye ve ekstra olarak kurabiye ve cupcake var. Bu ilk olanda hepsini beraber yapacağım.

 Ayrıca Türkiye’de butik pasta denilince akla gelen ilk isimlerden  Nilay ve Feyza’dan insan modelleme kursu aldım. Bir yıldan beri istediğim ama bir türlü nasip olmayan bir kurstu. Çok güzel bir zamana denk geldi. Bu doğum günü öncesi iyi bir antreman oldu. 

İkisini de çok sevdim inanılmaz şekerler. Kursta bir arkadaş daha vardı. Kendisi butik pastacı olma yolunda gayet emin adımlarla ilerliyor. İnşallah istediğin yere en kısa sürede ulaşırsın Kıvılcım…

Böyle güzel bir haberin sonunda lezzetli birşeyler yazmak lazım dimi:)

Fındıklı Kurabiye

Malzemeler

  • 5oo gr un
  • 2 yumurta
  • 250 gr (1 paket) oda sıcaklığında margarin
  • 125 gr pudra şekeri
  • 75 gr toz fındık
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • Üzeri için tüm fındık

Yapılışı

  1. Unu hamur yoğuracağınız kaba alın. Ortasını açıp bütün malzemeyi ortasına koyun. Önce margarini elinizle iyice ezin.
  2. Diğer malzemeleri birbirine karıştırın. Ancak kurabiye yaparken kesinlikle çok fazla yoğurmayın. Yalnız hamur toparlanana kadar yoğurma işlemini devam ettirin. Bu şekilde kurabiyeleriniz ağızda daha güzel dağılacak.
  3. Hamur istenilen kıvama gelince ceviz büyüklüğünde toplar yaparak  yağlı kağıt serdiğiniz ya da yağladığınız tepsiye dizin ve 170C önceden ısıtılmış fırında 15-16 dakika pişirin. (Kurabiyelerin üzerleri beyaz kalacak)

Fırında Sigara Böreği

Ben hala fotoğraf çekmeyi öğrenemedim.  Artık Canon EOS 500D’yi almak lazım. Birde fotoğraf çekebilmek için kurs şart…

Kızartma kokusuna tahammül edemiyorsanız sigara böreklerinizi benim gibi fırınlayın. Ama kızartmanın tadını beklemeyin:( Olsun en azından kokusu yok. Kızartma kadar lezzetli olmasa da bunlar da çayla çok güzel gidiyor.

Malzemeler

  • 3 tane yufka
  • 100 gr kahvaltılık (yağlı lor)+100 gr tam yağlı beyaz peynir
  • Yarım demet ince kıyılmış maydanoz
  • 2 yumurta (akı içine sarısı böreklerin yüzüne)
  • Yarım çay bardağı zeytinyağı
  • Üzerine susam

Yapılışı

  1. Yufkaları sigara böreği için sekize bölün.
  2. İç harcı için peyniri rendeleyip lorla karıştırın. Maydanozu incecik kıyın, 2 yumurtanın akı ve yarım çay bardağı zeytinyağıyla karıştırıp harcı hazır edin.
  3. Yufkanın uç kısmına harçtan koyup, kenarlarını içe doğru katlayıp sigara şeklinde sarın. Ucunun yapışması için bir kaseye su koyup böreğin ucunu suya batırıp sarın.
  4. Bütün yufkaları bu şekilde sardıktan sonra iki yumurta sarısını çırpıp böreklerin üzerine sürün. Son olarak da susam serpin.
  5. 180C önceden ısıtılmış fırında üzerleri iyice kızarana kadar pişirin.

Gönülçelen Gönlümü Çeldi

Gönlüme taht kuran dizi. Bu diziyi çılgın gibi nefessiz izlememin sebebi resimde gördüğünüz hatundur. Yani Tuba Büyüküstün. Allah’ım böyle bir güzellik, diyecek söz bulamıyorum. Bir kızım olursa ona benzesin istiyorum. Saçları kömür siyahı gözleri mümkünse aynı onun ki gibi olsun:) Allah”ım affetttt:)))

Vakti zamanında çok kınamışım ünlülere aşırı hayranlık duyanları. Hani çılgın gibi onalrı gördüğünde üzerlerine atlayıp imza falan isteyenleri. Şimdi aynı onların ruh halini taşıyorum. Zannedersem Tuba’yı yolda görürsem ya imza ya da resim için kızcağızın dibinde bitivericeğim. Ama napiiiyim çok seviyorum!!!

Kısaca Gönülçelen Dizi’sinden bahsedeyim. Benim güzel hatunum çiçekçi bir roman kızını canlandırıyor. Yanındaki Türkiye’nin en yakışıklı jön adaylarından Cansel Efendi ise müzik akademisyeni. Bu bey bizim Tuba’yı şöhret yapacak:) Yani kızın sesini eğitip (aynı zamanda kendini de eğitip) onu İstanbul’un Müzik’le Buluşması isimli büyük bir gösteriye çıkartacak. Hoca öğrenci birlikteliği bu bölümden itibaren (inşallah) aşka dönüşüyor. Hem komik hem de romantik…

Bence kimin eli kimin cebinde dizilerinden çok daha kaliteli bir yapım. My fair lady müzikalinin adabtasyonu. Ben ağzım kulaklarımda seyrediyorum. İzlerseniz seveceğinizi düşünerek bu postu hazırladım. Takdir sizin hatunlar!

Hepinizi öpüyorum…

Not: Güzel mamalar ve pastalar yolda, kısa zamanda karşınızda olacaklar.

Tam Bir Klasik; Portakallı Kek…

Portakallı kek… Havaların ısındığı şu günlerde evde bahar havası estirmenin en tatlı yolu…

Malzemeler

  • 4 yumurta
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1/2 su bardağı yoğurt
  • 1 portakalın suyu ve kabuğunun rendesi
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 3,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu

Yapılışı

  1. Yumurtayı ve şekeri mikserin yüksek hızında şeker eriyip krema haline gelene kadar çırpın.
  2. Yoğurtu, yağı, portakal suyunu ve portakalın rendelenmiş kabuğunu da ilave edip mikserin orta hızında karıştırın.
  3. Son olarak kabartma tozunu ve unu bir kaba birkaç kez eledikten sonra kek hamuruna katın. Bu aşamada sonra karıştırma işlemini tahta bir kaşıka yapın. Hamur karıştıktan sonra yağlayıp unladığınız kek kalıbınıza hamuru boşaltın.
  4. 170C fırında 45-50 dk pişirin. Bu aşamada kürdan testini uygulayabilirsiniz.
  5. Kek piştikten sonra hemen kalıptan çıkarmaya çalışmayın yoksa kekiniz parçalanabilir. Kekinizi kalıpta 10 dk soğuttuktan sonra rahatlıkla çıkartabilirsiniz.

Afiyet olsun. Hastalara şifa dertlilere deva olsun inşallah:)))