Kuşburnu Marmelatı

Yine uzun zaman oldu görüşmeyeli. Biliyorum çok fazla ihmal ediyorum siteyi. Ama bu aralar bahara ayına girdiğimizden midir nedir üzerimde bir yorgunluk var. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor. Mutfakta çok az zaman geçiriyorum.  

Evde uzun zamandır bekleyen kuru kuşburnular vardı. Artık beklemekten böceklenecek olduklarını görünce ziyan olmasınlar diye marmelatını yaptım. Bu ilk denemedi. İtiraf etmeliyim ki yapılış aşamaları epey zahmetli. Yaparken acaba bir daha evde yaparmıyım diye düşününmedim değil. Fakat tadına baktıktan sonra kesinlikle yeniden yapmam gerektiğine kanaat getirdim.

Evde yarım kg kadar kuşburnu vardı mecburen o kadar malzemeyle yaptım. Ama zorluğunu görünce bir dahaki sefere 5 kgı bir kerede yapıp birkaç kavanoz marmelat yapacağım. Çünkü yarım kgdan yukarıda görmüş olduğunuz küçük bir kavonoz kuşburnu marmelatınız oluyor.

Malzemeler

  • Yarım kg kuru kuşburnu
  • Kuşburnuların üzerini geçecek kadar kaynar su
  • 1 kase şeker

Yapılışı

  1. Kuşburnuları bir tencereye koyup üzerini geçecek kadar kaynar su ekleyip ocağın altını yakın.
  2. Kaynamaya başlayınca ocağın altını kısıp, kuşburnular yumuşayana kadar ara ara karıştırın. Bu arada suyu azaldıkça kaynar su ekleyebilirsiniz. Tahta bir kaşık ya da kepçeyle malzemeyi iyice ezin.
  3. Tamamen ezdiğiniz kuşburnuları ilk  önce makarna sügeçinden daha sonra un eleğinden geçirin. Tabi eleklerin altına tencere koymayı unutmayın:) Ne kadar çok süzgeçten geçirirseniz o kadar saf bir marmelat elde edersiniz.
  4. Son olarak süzdüğünüz marmelatı tekrar ocağa koyup kaynatın. 1 kase şekeri marmelata ilave edip  koyulaşıncaya kadar kısık ateşte ara ara karıştırın. Koyulaşınca tencereyi ocaktan alıp soğumaya bırakın.
  5. Soğuduktan sonra muhteşem bir lezzet sizi bekliyor olacak::))

Kabak Çorbası

 

Bu nefis çorbayı geçenlerde Mutfak Sırları‘nda gördüm ve hemen denedim. Tadının mercimek çorbasını andırdığını ve çok lezztli olduğunu yazmış Nilay.

Aslında kabak çorbasının nasıl mercimek çorbasına benzeyeceğini merak ettiğimden denedim biraz da. Çok da iyi yapmışım hakikaten nefis bir ürün ortaya çıktı. Eşim ne çorbası olduğunu çözemedi ama kayınpederim çorbadan bir kaşık alınca bu sebze çorbası dedi ve çok beğendiğini söyledi. Tadını ben de mercimek çorbasına benzettim. Bir de siz deneyin bakalım kim neye benzetecek:)
 
Malzemeler
 
  • 3 tane orta boy kabak
  • 1 tane orta boy soğan
  • 1 tane orta boy havuç
  • 1 tane orta boy patates
  • 1 litre sıcak su
  • Zeytinyağı ya da ayçiçek yağı
  • Tuz, karabiber, pul biber
  • Et bulyon ya da tavuk bulyon
Yapılışı
 
  1. Bütün sebzeleri yıkayıp küp küp doğrayın.
  2. Tencereye yağı koyup ilk önce soğanı ve havucu 2 dk soteleyin. Ardından patatesi ve kabağı koyup 3-4 dakika daha ateşte karıştırın.
  3. Üzerine suyu ekleyerek bütün sebzeler yumuşayana kadar pişirin. (Havuç yumuşadıysa diğerleri zaten pişmiştir.)
  4. Çorba ocağın üzerindeyken blendırdan geçirip tuzunu ve baharatlarını atın.
  5. Mümkünse sıcak sıcak tüketin:)
 
 
 

Ayıcıklı Aşk Pastası

 

İşte bir aşk pastası. Sevimli bir ayıcık ve kollarında taşıdığı, aşkınızı simgeleyen kıpkırmızı bir kalp. Bu çalışmada çok eğlendim. Kerata pek şeker oldu.

Pastamızın içi bol rema ve damla çikolata dolu.

Ayıcığın yakın fotosu. Aman da aman nasıl da poz verir:)

Pastanın üzerindeki yakın çekim yüksek kalpler.

Ve yine makro çekim pasta kenarı.

Karaca Marifetli Set Etkinliği

Bundan iki hafta önce Mutfak Sanatları Akademisi‘ne davetliydik. Karaca‘nın yeni tasarımı Marifetli Set’i  gördük, denedik ve çooook beğendik. Bu ürün yemeklerimizi yaparken ve yemek sonrası bulaşık yıkarken çok yardımcı olacak. Yemek yaparken, reklamlarda da söz edildiği üzere 25 dk da 4 çeşit  yemeği aynı anda pişirebiliyorsunuz. Yemek sonrasında da tencereleri şöyle bir sudan geçirdikten sonra hoooop bulaşık makinasına atıyossunuz. İşte bu kadar kolay.

Veee düdüklü tencere kullanmaktan ürken varsa size müjdeeee! Marifetli setin düdüklü tenceresini kullanmak çok kolay.  Tencerenin üzerindeki 2 düğmeyle bu işi hallediyorsunuz.

Mekandan tasarrufu da söylemeden geçemeyeceğim. Üst üste geçen 3 tencere sayesinde 1 tencerelik yer kaplıyor. Bu da mutfağı küçük olanlar için çok büyük avantaj.

  

O pazar o kadar keyifli vakit geçirdim ki tadı damağımda kaldı:)  Müge Abla ve dahilindeki bütün blogcu arkadaşlarla inanılmaz eğlendik.

 

Yukarıda gördüğünüz mekan bizlerin yemeklerini hazırlayıp sonrasında afiyetle midelere indirdiğimiz yer.

Çok güler yüzlü ve samimi.

Beklenen an işte bu! Karşınızdaki bebek Marifetli Set olup büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öper:) Üst üste geçmiş 3 tencere ve 1 de düdüklü. Tasarıma hayran kalmamak mümkün değil. Kapaklar diğer tencerelerle de uyumlu. Ayrıca fritöz olarakta kullanılıyor. Çok fonksiyonlu bir ürün. Tereddüt edenlar varsa pişman olamayacağınıza garanti verebilirim.

3’lü setin en altında pişen kış çorbamız. Çok lezzetli olmuştu. Sık sık yapılası olanlardan.

Benim ayıla bayıla yediğim cacıklı makarna. Bu makarna çorba tenceresiniz üzerine geçen delikli tencerede, çorbanın suyuyla pişti. Ekstra lezzet ve şifa.

 

Bu mantarlar da en üstte sadece buharla pişti. İçinde tavuk, kırmızı biber ve baharatlar var. Üstünde de rende kaşar.

Son olarak da düdüklü tencerede 25 dk da pişip, lokum gibi olan türlümüz. Nefis birşeydi.

Bu organizasyona bizi davet eden Müge Abla.  O kadar tatlı bir hatun ki hepimizle tek tek ilgilendi. Gözlerinin içi gülüyor. Onu gerçekten çok seviyorum. Bekarken çok sık görüştüğümüz ve gönülden sevdiğim bir Firdevs Abla’m vardı.  Ama araya mesafeler girince eskisi kadar görüşemez olduk. İşte Müge Ablayı ona çok benzetiyorum. Yüz olarak neredeyse aynılar. Onunla konuşurken özlem gideriyorum.

Tekrar herşey için çooook teşekkür ederim.

Müge Abla’nın elleriyle hazırladığı vişneli pasta.  Bizim bey o kadar beğenmiş ki gelene kadar ondan pastanın ne kadar taze ve kremasının ne kadar lezzetli olduğunu dinledim. Ellerine sağlık Müge Hüner.

Revani

Yumuşacık, misler gibi de portakal kokuyor. Bir revanide aradığım ilk özellik yumuşak olması. Yani şerbetini kana kana çekmesi. Her yaptığım revani de durum aynı olmuyordu. Ama bu denediğim tariften sonra başka bir revani deneyeceğimi zannetmiyorum. Belki içinin aromasını farklı yapabilirim ama temel tarifim kesinlikle bu olacak.

Şu zat-ı muhteremin görüntüsüne bir bakın. Bu yenmez mi? Vallahi nefis olmuştu. Yaptığım tepsi aynı gün büyük bir keyifle tüketildi.

Tarif Müge Abla’dan. Böyle maharetli bir hatundan böyle lezzetli tarifler çıkması çok doğal. Teşekkürler Hünerli Bayanlar.

Malzemeler

Kek için;

3 Adet Yumurta
 1 Çay Bardağı Şeker
3 Yemek Kaşığı Un
1 Su Bardağı Sıvı Yağ
1 Su Bardağı İrmik
1 Su Bardağı Yoğurt
3 Yemek Kaşığı (ince çekilmiş) Fındık (ben toz badem kullandım)
1/2 Çay Kaşığı Karbonat
1 Paket Kabartma Tozu
1 Paket Vanilya
 

 Şerbeti için;

3 Su Bardağı Şeker
3 Su Bardağı Su
3-4 Damla Limon Suyu

Yapılışı

Öncelikle şerbeti hazırlayın, bir tencereye şekeri ve suyu koyun, orta ateşte şeker eriyinceye kadar sürekli karıştırın, kaynamaya başlayınca altını kısın ve kısık ateşte 5-10 dk. kaynatın, indirmeye yakın limon suyunu ekleyin.
Kek malzemelerini, kek yaparken kullandığımız sıralama ile (yumurtaları ve şekeri, şeker eriyinceye kadar çırpın, yağı ve yoğurdu ekleyip biraz daha çırpın, kuru malzemeleri eleyip ekleyin ve karıştırın) hazırlayıp, yağladığınız bir kalıba (yaklaşık 25×30 cm.lik bir tepsiye yada 26-30 cm.lik yuvarlak bir kalıba) dökün.
175 derece ısınmış fırında, üstü kızarıp, batırdığınız kürdan temiz çıkıncaya kadar pişirin.
Fırından çıkınca, 3-4 dk. ılınması için bekleyip, keki tepside dilimleyerek, üzerine soğumuş olan şerbeti kaşıkla azar azar yedirin.
Tatlı soğuyunca buzdolabına kaldırın ve en 3-4 saat buzdolabında dinlendirip servis edin.

Fındık Aromalı Kek


 

Bu kek unlara alışmaya başladım. Hazır karışım hem kolay hem de çok güzel kabarıyor. Yine Sinangil unlarından bir deneme. Gayet güzel oldu. Fındığı seven ben bu keki beyaz çikolata sosuyla süsleyip yemek için daha cazip bir hale getirdim.

Continue reading

Kremalı Havuçlu Tatlı

 

 

 Eltimlere giderken yaptığım tatlı. Çok hafif ama bir o kadar da cazibeli…

Havucu çok severim. Cidden, ayıla bayıla, kütürdete kütürdete yerim. Birde ben de havuç takıntısı var. Her pazara gittiğimde muhakkak alırım. Evde olsa bile yine alırım. Fazla mal göz çıkarmaz ya güya:) Eeee  evde de bir dünya havuç olunca onca havucu bir şekilde değerlendirmek lazımdı ve ben de bu işi en tatlı haliyle yaptım. Çok sevildi, tekrar tekrar istendi ama iş havuçları rendelemeye gelince tatlı hep daha sonraya kaldı.

 

Malzemeler

  • 1 kg kadar havuç
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 paket petibör bisküvi
  • 1 su bardağı ceviz
  • 1 tatlı kaşığı tarçın

Muhallebisi İçin

  • 1 litre süt
  • 3 yemek kaşığı un ( tepeleme )
  • 1,5 çay bardağı şeker
  • 1 yumurta
  • 1 paket süt kreması

Yapılışı

  1. Havuçları yıkayıp rendeleyin. Havuçları bir tencereye alıp üzerine 1 su bardağı şekeri ekleyip karıştırın ve suyunu çekene kadar pişirin.
  2. Petibör bisküviyi iyice ezin. Cevizi tarçını ve ezdiğiniz bisküviyi havuçların üzerine ileve edip iyice karıştırın.
  3. Borcam tepsiye bu havuçlu karışımı yayın.
  4. Kreması için sütü, unu, şekeri ve yumurtayı tencereye koyup, orta harlı ateşte kaynayana kadar sürekli karıştırın. Kaynadıktan sonra 2-3 dk daha kısık ateşte karıştırıp ocağı kapatın. Pişen kremanın içine 1 paket süt kremasını katıp mikserle veya çırpma teliyle 5 dk hızlı şekilde karıştırın.
  5. Hazır olan kremayı havuçların üzerine döküp kaşıkla düzeltin. 1 gece dolapta dinlendirip ertesi gün afiyetle tüketin.

Mutfak Böcüğü’nün Yeni Teması ve Haberlerrrr

2010 yılı cümle aleme hayırlı olsun. İnşallah hepimiz için sağlıklı, mutlu, sevdiklerimizle beraber ve azıcık da paralı bir yıl olur:)  Biraz geç bir yeni yıl tebriği oldu ama ben bütün tebrik mesajlarımda olduğu gibi bunda da geciktim:)

Böcüğe girenler sitemin yeni haliyle karşılaştılar. Umarım beğenirsiniz. Şayet beğenmez iseniz de yeni bir tema yapmak için eşime 1 yıl daha yalvarmam lazım:) Canım benim, bu tema için kaç saat uğraştı. Okuması gereken onca makale varken karısını kırmayıp saatlerini bu iş için ayırdı. Hayatımın anlamı sana ne kadar çok teşşekür etsem hakkını ödeyemem.

Yukarıdaki header benim 1 yıldır istediğim bir modeldi. Sitemin beni ifade etmesini çok istediğimden hep siyah saçlı iri gözlü ve çizgi film karakterlerindeki kızlar gibi minicik ağızlı bir kızın pastanesini hayal ediyordum. Bu şirin şey tam anlamıyla beni ifade ediyor. Şu pastaların şekerliğine bir bakın. Ya arkadaki ekmeklere hepsi taze taze benim fırınımdan:)

Yakında siteye sipariş bulutu koyacağım. 

Alacağım siparişler yoğunluklu olara şeker hamuru üzerine  olacak. Fakat ev yapımı börek, çörek, poğaça ve tatlı tuzlu kurabiyelere de yer vereceğim.  Gerçi bunu zamanı gelince daha çok paylaşacağım sizlerle ama şimdiden haberiniz olsun.

Hala kendimi geliştirmek için çok çabalıyorum. Bunların fotoğraflarını siteye eklemedim ama dediğim gibi sipariş bulutuyla beraber onları da ekleyeceğim.

Neyse efenim Mutfak Böcüğü’nün yeni halini beğenip beğenmediğinizi yazıverin zahmet olmazsa. Biliyorsunuz sizin fikirleriniz benim için çok önemli.

Şimdilik hepinizi  kucaklıyorum.

Görümce Masası:)))

 

Yine bir görümce sofrasıyla karşınızdayım.

  Size biraz ondan bahsedeyim. Hep sofralarının ne kadar özentili ve elinin değdiği şeyin ne kadar lezzetli olduğunu anlatıyorum biraz da kendinden bahsedeyim.

Kendisi görümcem olan bu şahıs ki normalde görümceler pek sevilmez biz Allah bozmasın düşman çatlatacak kadar samimiyiz. (41 kere maşallah, siz de maşallah demeyi unutmayın:)) Sapsarı saçlı hatta saçının son hali beyaza yakın bir sarı. O renge hayatta cesaret edemem ama ona çok yakışıyor. Sevecen, anlayışlı, hafif balık etli, insanlara sofralar kurup ağırlamaktan zevk duyan, elinin değdiği şeylere lezzet katan ve büyük iihtimalle, biraz daha ısrar edersem  yakında ya bir yemek sitesi ya da bir dekorasyon sitesi açma potansiyeli yüksek olan şirineden daha şirin bir bayan.

Yemeklerle haşır neşir olması hem annesinden (kayınvalidem) hem de çalıştığı iş yerinden kaynaklanıyor. Hatice Abla Darüzziyafe Restaurant’da halkla ilişkiler müdürü. Bu restaurant Osmanlı yemekleri ve tatlıları yapıyor. Muhteşem bir yer. Atmosferi, taş binası, saray mutfağı ve Süleymaniye’nin kucağında olması sizin orayı bir kere ziyaret etmeniz için iyi bir neden olabilir.

Neyse kendisini bu kadar anlattıktan sonra biraz masadan bahsedeyim;

Mönümüzde;

 Yoğurt çorbası
Zeytinyağlı lahana sarma
Mücver
Zeytinyağlı barbunya
Kıymalı keşkek
Arnavut ciğeri
Pilav
Bisküvili Soğuk Pasta

 

 

 
 

Bol Çikolata Soslu Soğuk Pasta

 

Bu pastayı geçen hafta eşimin amcaları geldiğinde yapmıştım. Havanın soğuk olup pastanın da soğuk olduğuna aldırmazsanız harika bir tatlı yiyeceğinizden eminim. Bizden ve eşimin ailesinden tam not aldı. Rüya gibi birşey. Hele o üzerindeki çikolata. Offf anlatırken bile ağzım sulanıyor. En kısa zamanda yeniden yapacağım.

 

Malzemeler

  • 1 kutu beyaz kremşanti (2 poşet)
  • 2 su bardağı soğuk süt
  • 1 paket petibör bisküvi
  • 1 çay bardağı damla çikolata
  • 1 çay bardağı kuru meyve
  • 1 çay bardağı kırık fındık
  • 1 çay bardağı kuru üzüm
  • 1 limon kabuğu rendesi

Üzeri İçin

  • 100 ml krema
  • 100 gr bitter kuvertur ya da 1,5  paket kare bitter çikolata

Yapılışı

  1. Kremaşantiyi soğuk sütle ilk önce düşük devirde, daha sonra yüksek  devirde 10 dk çırpın. (İyice katılaşacak)
  2. Çırptığınız şantiyi bir kaba alıp içine iri ir kırılmış bisküvileri ve diğer malzemeleri ilave edip harmanlayın.
  3. Bir borcamı ya da kek kalıbınızın içini strech filmle sarıp üzerine şantili karışımı boşaltın.
  4. Hazırladığınız pastanın üzerini yeniden strech filmle sarıp buzluğa kaldırıp 1 gece bekletin.
  5. Ertesi gün servis yapacağınız zaman bir sos tenceresine kremayı koyun. Kaynamaya yakın parçalanmış çikolataları kremaya ilave edip karıştırın. Çikolatanın iyice erimesi için ara ara karıştırın.  Tamamen eridikten sonra pastanızı buzluktan çıkartıp sosu üzerine gezdirin.
  6. Sonrasını anlatmaya gerek yok siz ne yapacağınızı biliyorsunuz:)))